Biliyorum ilk bakışta çok saçma geliyor bu söylediğim. Kendisiyle çelişiyor gibi geliyor hatta. Çok iyi tanımak ve bitiş…
Birisini çok iyi tanıyorsanız eğer, onun neyi sevdiğini, neyin mutlu ettiğini bildiğiniz kadar neye kızdığını, neye üzülebileceğini ve neye sinirlenebileceğini de bilirsiniz. Hangi tavrınızın onu şımartacağını bildiğiniz kadar hangi sözünüzle onun hayatını altüst edebileceğinizi de bilmenizdir birini çok iyi tanımak…
Güzel olduğu kadar da tehlikelidir… Çok güneşli ve sıcak bir havada çok dalgalı, tehlikeli bir denizde yüzmek gibidir. Yanlış bir kulaç attığınızda ya o dalgalar sizi yutar ya da kıyıya o yakıcılığa savuruverir… İşte böyle bir şeydir birini çok iyi tanımak.
Gereğinden fazla ama gereğinden de az bilmektir bir insanı tanımak… Gereğinden fazla bilmektir çünkü…
Bir tartışma anında, ağır sözleri art arda sıralarken neyin onun canını yakacağını bildiğinizden doğru (ya da belki de çok yanlış) olan sözlerin ağzınızdan bilinçsizce dökülmesidir. Aslında kendiniz de tam olarak inanmasanız bile, sırf onu sinirlendireceğini, kıracağını ve gecesini (ya da en azından o anını) zehir edeceğini bildiğinizden en çok taktığı şeyleri suratına tükürür gibi söylemektir.
Gereğinden az bilmektir çünkü…
Atladığınız çok önemli bir ayrıntı vardır. Bu söyledikleriniz asla affetmeyeceği şeylerdir. Şimdiye kadar yapılan hatalar, bir şekilde oluşan yanlış anlaşılmalar affedilmiş, unutulmuş olabilir. Ama bu söylenenlerin dönüşü yoktur. Bundan sonrası ise pişmanlık, vicdan azabı ve doğruyu yaptım düşüncelerinin çelişkileri içinde kıvranmakla geçer bir süre…
Tüm bu denklemdeki hata nerede peki? Sayıları yuvarlamakta sanırım. Karşınızdakini “tam olarak tanıdığınızı” sanıp aslında çok iyi tanıdığınızı unutmaktır buradaki hata. 99% bile olsa bunu 100% kabul edip, 1%lik bilinmezlik payını hiçe sayıp, her şeyi iyi biliyormuşçasına davranıp, dönüşü neredeyse imkânsız olan bir yola sapmanızdır.
Kendime not olsun bu da:
Birisini tam anlamıyla tanımak güzel bir şeyken, birisini çok iyi tanımak tam anlamıyla büyük bir risktir. O nedenle eğer tam anlamıyla tanıyamıyorsan, çok da derine inmeden “sadece” tanımak daha iyidir aslında. Çünkü çok da iyi bilmediğinden daha dikkatli davranırsın, ne kırılırsın ne de birbirinizi hırpalarsınız. Daha az yorulursun.